"sightsee" in Turkish
Definition
Seyahat sırasında ünlü veya ilginç yerleri ziyaret edip dolaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Sadece fiil olarak kullanılır; genellikle 'gezmekteyim' gibi şimdiki zamanla geçer. Genellikle doğrudan bir nesneyle kullanılmaz, örn. 'Paris'te gezmek'; 'Eyfel Kulesi'ni gezmek' şeklinde pek kullanılmaz. Genellikle seyahat bağlamında kullanılır.
Examples
They love to sightsee when they travel.
Onlar seyahat ettiklerinde **gezmeyi** çok severler.
We will sightsee in Rome tomorrow.
Yarın Roma’da **gezeceğiz**.
Did you sightsee during your holiday?
Tatilinizde **gezdiniz** mi?
We're just going to sightsee all day and take lots of photos.
Bütün gün sadece **gezeceğiz** ve bol bol fotoğraf çekeceğiz.
I don't want to rush. Let's just sightsee and relax.
Acele etmek istemiyorum. Sadece **gezip** rahatlayalım.
After we check in, let's sightsee downtown before dinner.
Check-in’den sonra, akşam yemeğinden önce şehir merkezini **gezmeyi** öneriyorum.