"shattered" in Turkish
Definition
Bir şeyin tamamen kırılması ya da birinin aşırı derecede üzgün, yorgun veya duygusal olarak yıkılmış olması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle cam gibi kolay kırılan nesneler için ('shattered glass') ve duygusal olarak tükenmiş ya da çok üzgün kişiler için kullanılır. Kısmi kırılmalarda değil, tam yıkımlarda kullanılır.
Examples
The window was shattered by the storm.
Fırtına nedeniyle pencere **paramparça** oldu.
He felt shattered after hearing the bad news.
Kötü haberi duyduktan sonra kendini tamamen **mahvolmuş** hissetti.
The vase fell and shattered on the floor.
Vazo yere düştü ve **paramparça** oldu.
After working all night, I'm absolutely shattered.
Bütün gece çalıştıktan sonra tam anlamıyla **mahvolmuş** durumdayım.
Her dreams were shattered when she didn't get the job.
İşi alamayınca hayalleri **paramparça** oldu.
The glass bottle hit the ground and shattered into hundreds of pieces.
Cam şişe yere düştü ve **paramparça** olup yüzlerce parçaya ayrıldı.