아무 단어나 입력하세요!

"shafted" in Turkish

kazıklanmakdolandırılmak

Definition

Birine karşı haksızlığa uğramak, kandırılmak veya verilen sözlerin tutulmaması.

Usage Notes (Turkish)

Konuşma dilinde, özellikle para veya verilen sözler tutulmadığında duyulan hayal kırıklığını belirtmek için kullanılır. Resmî ortamlarda tercih edilmez.

Examples

I felt shafted when they canceled the concert without refunding tickets.

Konseri iptal edip bilet ücretlerini geri vermeyince kendimi **kazıklanmış** hissettim.

He got shafted in the deal and lost a lot of money.

O, anlaşmada **kazıklandı** ve çok para kaybetti.

We were shafted by false promises from the company.

Şirketin sahte vaatleriyle **kazıklandık**.

Wow, you really got shafted on that used car!

Vay canına, o ikinci el arabada ciddi şekilde **kazıklandın**!

I can't believe my boss shafted me out of my bonus this year.

Bu yıl patronumun beni ikramiyemden **mahrum bırakmasına** inanamıyorum.

I waited in line for two hours and still got shafted by not getting tickets.

İki saat sırada bekledim ve yine de bilet alamayarak **kazıklandım**.