"severity" in Turkish
Definition
Bir durumun, sorunun veya cezanın ne kadar ciddi ya da şiddetli olduğunu anlatan kavramdır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, tıbbi veya hukuki bağlamlarda kullanılır; 'the severity of the illness' gibi ifadelerde görülür. Küçük sorunlar için genellikle kullanılmaz.
Examples
The doctor explained the severity of her injury.
Doktor, onun yaralanmasının **ciddiyetini** açıkladı.
We don't know the severity of the problem yet.
Henüz problemin **ciddiyeti**ni bilmiyoruz.
The storm's severity surprised everyone.
Fırtınanın **şiddeti** herkesi şaşırttı.
He didn't realize the severity of the situation until it was too late.
Durumun **ciddiyetini** çok geç olana dek fark etmedi.
The company underestimated the severity of the data breach.
Şirket, veri ihlalinin **ciddiyetini** hafife aldı.
Due to the severity of the drought, water usage was restricted.
Kuraklığın **şiddeti** nedeniyle su kullanımı sınırlandırıldı.