"severest" in Turkish
Definition
'Severest', bir şeyin en şiddetli, ciddi veya sert hali olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve yazılı dilde, 'ceza', 'koşullar', 'hava' gibi sözcüklerle birlikte kullanılır. Hafif durumlar için tercih edilmez.
Examples
That was the severest winter we have ever had.
Bu, şimdiye kadar yaşadığımız **en şiddetli** kıştı.
He gave me the severest warning before the test.
Sınavdan önce bana **en sert** uyarısını verdi.
She faced the severest punishment for her actions.
Yaptıklarından dolayı **en şiddetli** cezayı aldı.
During the crisis, the government imposed the severest restrictions.
Kriz sırasında hükümet **en sert** kısıtlamaları uyguladı.
Those were the severest conditions I’ve ever worked under.
O, çalıştığım **en zor** koşullardı.
Her criticism was the severest I’d received in years.
Onun eleştirisi son yıllarda aldığım **en sert** eleştiriydi.