"sequestered" in Turkish
Definition
Sessiz, sakin, gözlerden uzak bir yerde bulunan veya başkalarından ayrılmış olan. Bazen yasal veya güvenlik gerekçesiyle ayrılmış/izole edilmiş anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi veya betimleyici dilde kullanılır. Sessiz, tenha yerleri veya özellikle ayrılmış insan/şeyleri ifade eder. 'Sequester' (fiil) ile karıştırmayın.
Examples
The cottage was sequestered deep in the forest.
Kulübe, ormanın derinliklerinde **tenha edilmiş** bir yerdeydi.
The witness was sequestered to prevent outside influence.
Tanığa dış etkiyi önlemek için **izole edilmiş** uygulandı.
The old library is sequestered from the busy street.
Eski kütüphane hareketli caddeden **tenha edilmiş** durumda.
After the scandal, the judge ordered all the documents to be sequestered.
Skandal sonrası, hakim tüm belgelerin **izole edilmiş** olmasına karar verdi.
She loved her sequestered mountain retreat, far from the city's noise.
Şehirden uzakta, gürültüden uzak **tenha edilmiş** dağ evi onun favorisi oldu.
The jury was sequestered during the high-profile trial.
Yüksek profilli dava sırasında jüri **izole edilmiş** olarak kaldı.