"sentry" in Turkish
Definition
Nöbetçi, genellikle bir asker olan ve belirli bir yeri koruyup tehlike ya da izinsiz kişileri gözetlemekle görevli kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Askeri veya güvenlik bağlamında kullanılır. 'stand sentry', 'sentry duty' gibi kalıplarla sık görülür. Genel güvenlik görevlisi için 'güvenlik' ya da 'bekçi' kullanılır.
Examples
The sentry stands at the gate every night.
**Nöbetçi** her gece kapıda durur.
A sentry must not leave his post.
Bir **nöbetçi** nöbet yerini terk etmemelidir.
The castle had a sentry on each tower.
Kalenin her kulesinde bir **nöbetçi** vardı.
He paced back and forth like a nervous sentry.
O, gergin bir **nöbetçi** gibi ileri geri yürüdü.
During the night shift, I felt like a lone sentry watching the parking lot.
Gece vardiyasında, kendimi park alanını koruyan yalnız bir **nöbetçi** gibi hissettim.
The museum hired an extra sentry after the break-in last month.
Geçen ayki hırsızlıktan sonra müze fazladan bir **nöbetçi** tuttu.