"sell up" in Turkish
Definition
Tüm mallarınızı veya işinizi satmak, genellikle taşınmak veya işi bırakmak amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok İngiliz İngilizcesinde kullanılır; Amerikan İngilizcesinde 'sell everything' veya 'liquidate' tercih edilir. Genelde büyük hayat değişiklikleriyle ilgili olarak kullanılır.
Examples
They decided to sell up and move to Spain.
İspanya'ya taşınmak için **hepsini sattılar**.
He wants to sell up his shop and retire.
O, dükkanını **hepsini satarak** emekli olmak istiyor.
Are you really going to sell up and leave this town?
Gerçekten **hepsini satıp** bu kasabadan ayrılacak mısın?
After the kids left home, they decided it was time to sell up and downsize.
Çocuklar evden çıkınca, **her şeyi satıp** daha küçük bir eve geçmenin zamanı geldiğine karar verdiler.
We can't afford this place anymore, so we're planning to sell up next year.
Burasını artık karşılayamıyoruz, bu yüzden seneye **her şeyi satmayı** planlıyoruz.
If business doesn't pick up, I might just sell up and start fresh somewhere else.
İşler düzelmezse, **her şeyi satıp** başka bir yerde yeniden başlayabilirim.