"selfless" in Turkish
Definition
Kendi ihtiyaçlarından çok başkalarının ihtiyaçlarını düşünerek hiçbir karşılık beklemeden yardım eden veya fedakârlık yapan kimse.
Usage Notes (Turkish)
'Selfless', 'selfless act', 'selfless person', 'selfless love' gibi kalıplarla olumlu anlamda kullanılır. 'Selfish' (bencil) ile karıştırmayın.
Examples
My mother is a selfless person who always helps others.
Annem, her zaman başkalarına yardım eden **fedakâr** bir insandır.
A selfless act can change someone's life.
Bir **fedakâr** davranış birinin hayatını değiştirebilir.
She made a selfless decision to help her friend.
O, arkadaşına yardım etmek için **özverili** bir karar aldı.
At work, people admire his selfless attitude and willingness to help.
İş yerinde insanlar onun **özverili** tutumu ve yardıma istekliliğine hayran kalıyor.
Her selfless love for her children is truly inspiring.
Çocuklarına olan **fedakâr** sevgisi gerçekten ilham verici.
Volunteers often show selfless dedication to helping the community.
Gönüllüler, topluma yardım konusunda sık sık **özverili** bir bağlılık gösterirler.