"seashore" in Turkish
Definition
Karanın denizle buluştuğu, deniz kenarındaki doğal alan.
Usage Notes (Turkish)
'Seashore' daha çok betimleyici, edebi ve coğrafi anlamda kullanılır; kalabalık veya turistik 'beach' için tercih edilmez.
Examples
We walked along the seashore and collected seashells.
**Deniz kıyısı** boyunca yürüyüp deniz kabukları topladık.
Children play on the seashore in summer.
Çocuklar yazın **deniz kıyısında** oynar.
The hotel is close to the seashore.
Otel **deniz kıyısına** yakın.
At sunrise, the seashore looks calm and beautiful.
Gün doğumunda **deniz kıyısı** sakin ve güzeldir.
After lunch, we relaxed on the warm seashore.
Öğle yemeğinden sonra sıcak **deniz kıyısında** dinlendik.
Many artists find inspiration from the changing colors of the seashore.
Birçok sanatçı değişen **deniz kıyısının** renklerinden ilham alır.