"seafaring" in Turkish
Definition
Denizde yaşam, çalışma veya yolculukla ilgili; genellikle gemi veya tekneyle bağlantılı kişi, meslek ya da gelenekler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'denizcilik', 'seafaring nation', 'seafaring people' gibi denizle bütünleşmiş hayat, meslek ya da gelenekler için kullanılır; kısa deniz yolculukları veya yüzme için uygun değildir.
Examples
The Vikings were known for their seafaring skills.
Vikingler, **denizcilik** becerileriyle tanınırlardı.
She comes from a seafaring family.
O, **denizcilik** kökenli bir aileden geliyor.
Many seafaring people spend months at sea.
Birçok **denizcilik** insanı aylarca denizde kalır.
Ireland has a rich seafaring tradition dating back centuries.
İrlanda'nın yüzyıllara dayanan zengin bir **denizcilik** geleneği vardır.
After years of seafaring, he finally decided to retire ashore.
Yıllarca **denizcilik** yaptıktan sonra, sonunda karada emekli olmaya karar verdi.
The movie follows the dangerous adventures of a seafaring crew.
Film, **denizcilik** ekibinin tehlikeli maceralarını konu alıyor.