"scruple" in Turkish
Definition
Bir kişinin yanlış olduğunu düşündüğü bir şeyi yapmasını engelleyen vicdan ya da ahlaki şüphe.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve eski bir ifadedir; genellikle olumsuz olarak ('scruples yok', 'scruple olmadan') kullanılır. Sadece ahlaki veya vicdani tereddütler için uygundur.
Examples
He had a scruple about lying to his friend.
Arkadaşına yalan söylemek konusunda **vicdan azabı** hissetti.
She acted without scruple, taking what she wanted.
İstediğini alırken hiçbir **vicdan azabı** duymadı.
People with strong scruples will not cheat.
Güçlü **vicdan azabı** olan kişiler hile yapmazlar.
Tom has no scruples about bending the rules if it helps him win.
Tom'un kazanmak için kuralları esnetmek konusunda hiçbir **vicdan azabı** yok.
Don't let your scruples stop you from speaking the truth.
**Vicdan azabın** seni doğruyu söylemekten alıkoymasın.
He showed not a single scruple when making that tough decision.
Zor kararı verirken tek bir **vicdan azabı** bile göstermedi.