"scribe" in Turkish
Definition
Kâtip veya yazıcı, bilgi ya da önemli belgeleri el yazısıyla kaydeden kişidir; özellikle matbaanın yaygınlaşmasından önce bu işi yaparlardı.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tarihsel veya edebi bağlamda kullanılır; günümüzde espri amaçlı ya da not tutan birini tanımlamak için kullanılabilir.
Examples
The scribe wrote the king's messages on papyrus.
**Kâtip** kralın mesajlarını papirüse yazdı.
Many scribes worked in temples, copying holy books.
Birçok **kâtip** tapınaklarda kutsal kitapları çoğaltırdı.
A scribe made a copy of the important document.
Bir **kâtip** önemli belgenin bir kopyasını hazırladı.
Back in school, I was always the scribe for my group projects.
Okuldayken grup projelerinde her zaman **kâtip** bendim.
He joked that he would need a scribe to keep up with all his ideas.
Şaka yaptı ve dedi ki, tüm fikirlerini yazmak için bir **kâtip**e ihtiyacı olacak.
In ancient times, being a scribe was an important and respected profession.
Antik çağlarda **kâtip** olmak önemli ve saygın bir meslekti.