"say out loud" in Turkish
Definition
Sadece içinden düşünmek yerine, başkalarının duyabileceği şekilde bir şeyi söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle talimat verirken veya birinin sessizce değil de açıkça konuşması istenildiğinde kullanılır. "Read this out loud" gibi kalıplarda görülür.
Examples
Please say out loud your name.
Lütfen adınızı **yüksek sesle söyleyin**.
Can you say out loud what you read?
Okuduğununu **yüksek sesle söyleyebilir** misin?
Students, please say out loud after me.
Öğrenciler, lütfen benden sonra **yüksek sesle söyleyin**.
Sometimes it's helpful to say out loud what you're thinking.
Bazen düşündüklerini **yüksek sesle söylemek** faydalı olabilir.
If you can't remember, try to say out loud the words you do know.
Hatırlayamıyorsan, bildiğin kelimeleri **yüksek sesle söylemeyi** dene.
She didn't just whisper—she actually said out loud what everyone was thinking.
Sadece fısıldamadı—herkesin düşündüğünü gerçekten **yüksek sesle söyledi**.