"savoring" in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle yemeği ya da bir anı yavaşça ve tamamen hissederek keyifle yaşamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yemek veya özel anlar için kullanılır; hızlıca değil, tadına vararak keyif almak anlamındadır. 'Enjoying'den daha özenli ve detaylara odaklıdır. 'Savoring the moment' ifadesi sıkça geçer.
Examples
She is savoring her chocolate slowly.
O çikolatasını yavaşça **tadını çıkararak** yiyor.
He sat on the porch, savoring the morning air.
O, verandada oturup sabah havasının **keyfini çıkarıyordu**.
The chef was savoring the soup to perfect the flavor.
Şef, çorbanın tadını mükemmelleştirmek için **tadarak** keyfini çıkarıyordu.
He closed his eyes, savoring every bite of the cake.
Gözlerini kapattı, pastanın her lokmasının **tadını çıkardı**.
I’m just savoring this quiet moment before everyone wakes up.
Herkes uyanmadan önce bu sessiz anın **keyfini çıkarıyorum**.
After the concert, we stood outside savoring the excitement.
Konserden sonra dışarıda durup heyecanın **keyfini çıkardık**.