"sate" in Turkish
Definition
Bir isteği ya da açlığı tamamen doyurmak veya tatmin etmek, böylece daha fazlasını istememek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebi bir kelimedir; genellikle güçlü açlık veya arzuları tam olarak doyurmak anlamında kullanılır. 'sate someone's curiosity' ifadesi, birinin merakını tamamen gidermek demektir.
Examples
He tried to sate his hunger with a big meal.
Açlığını büyük bir yemekle **doyurmaya** çalıştı.
Nothing could sate her curiosity about the new neighbor.
Hiçbir şey onun yeni komşusuna olan merakını **tatmin edemedi**.
Will this water be enough to sate your thirst?
Bu su, susuzluğunu **doyurmaya** yeter mi?
A huge steak was enough to sate even his enormous appetite.
Kocaman bir biftek, onun muazzam iştahını bile **doyurmaya** yetti.
No amount of compliments could sate her need for approval.
Hiçbir iltifat onun onay ihtiyacını **tatmin edemedi**.
I thought the new book would sate my interest in history, but now I'm even more fascinated.
Yeni kitabın tarih ilgimi **tatmin edeceğini** sanmıştım ama şimdi daha da ilgileniyorum.