"run on fumes" in Turkish
Definition
Bir kişinin ya da şeyin enerjisi veya kaynağı neredeyse tükendiğinde hâlâ devam etmesini ifade eder. Genellikle aşırı yorgunluk için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmalarda kullanılır. İnsanlar, makineler ya da kurumlar için uygundur. Resmi yazışmalarda kullanılmaz. Aşırı yorgunlukta tercih edilir.
Examples
After working all night, I'm running on fumes this morning.
Bütün gece çalıştıktan sonra, bu sabah **son enerjilerimle çalışıyorum**.
The old car was running on fumes by the time we reached the gas station.
Benzin istasyonuna ulaştığımızda eski araba **son enerjileriyle çalışıyordu**.
Near the end of the semester, students are often running on fumes.
Dönem sonunda öğrenciler çoğunlukla **son enerjileriyle çalışıyor** olur.
By Friday evening, most teachers are just running on fumes.
Cuma akşamı olduğunda öğretmenlerin çoğu yalnızca **son enerjileriyle çalışıyor** olur.
We finished the project, but honestly, we were running on fumes for the last two days.
Projeyi bitirdik ama dürüst olmak gerekirse son iki günde **son enerjilerimizle çalışıyorduk**.
You can tell he’s running on fumes—look at those dark circles!
Onun **son enerjileriyle çalıştığı** belli—şu göz altı morluklarına bak!