아무 단어나 입력하세요!

"run foul of" in Turkish

karşı karşıya gelmekçatışmak

Definition

Genellikle farkında olmadan biriyle veya bir kuralla sorun yaşamak ya da çatışmak.

Usage Notes (Turkish)

Biraz resmi ve eski bir deyimdir; genelde farkında olmadan kurallar ya da otoritelerle sorun yaşandığında kullanılır. 'the law', 'regulations' vb. ile yaygındır. Kişisel kavgalarda nadiren kullanılır.

Examples

He didn't mean to run foul of the law, but he forgot to pay his taxes.

O, **yasayla karşı karşıya gelmek** istemedi ama vergilerini ödemeyi unuttu.

Be careful not to run foul of the company's safety rules.

Şirketin güvenlik kurallarıyla **çatışmamaya** dikkat et.

The fishermen ran foul of local regulations by fishing too close to shore.

Balıkçılar kıyıya çok yakın balık tutarak yerel düzenlemelerle **çatıştı**.

If you don't follow the city's noise limits, you might run foul of the authorities.

Şehrin gürültü sınırlarına uymazsan **yetkililerle karşı karşıya gelebilirsin**.

He often runs foul of bureaucratic red tape when trying to open a business.

İş yeri açmaya çalışırken sık sık bürokratik engellerle **karşı karşıya kalıyor**.

Some journalists run foul of censorship for reporting sensitive topics.

Bazı gazeteciler hassas konular hakkında haber yaptıkları için sansürle **karşı karşıya kalıyor**.