"ruminate" in Turkish
Definition
Bir konu hakkında uzun süre ve derinlemesine tekrar tekrar düşünmek. Hayvanlar için ise yutulan yemi tekrar ağza getirip çiğnemek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik basit düşünce için kullanılmaz, çoğunlukla derin ve takıntılı düşünceler için ya da psikolojik bağlamda kullanılır. Hayvanlarda sadece 'geviş getirmek' anlamındadır.
Examples
Cows ruminate after eating grass.
İnekler, ot yedikten sonra **geviş getirir**.
She likes to ruminate on important decisions.
O, önemli kararlar üzerinde **derin derin düşünmeyi** sever.
I often ruminate before going to sleep.
Uyumadan önce sık sık **derin derin düşünürüm**.
Stop ruminating about your mistakes; it's time to move on.
Hataların hakkında **derin derin düşünmeyi** bırak; artık devam etme zamanı.
He tends to ruminate over problems instead of solving them.
Sorunları çözmek yerine onların üzerinde **derin derin düşünme** eğilimi var.
After the meeting, I ruminated on everything that was said.
Toplantıdan sonra, söylenen her şeyi **derin derin düşündüm**.