"rudiment" in Turkish
Definition
Bir şeyin en temel ilkeleri, başlangıç aşaması veya gelişmemiş kısmı. Genellikle bir şey öğrenirken gerekli olan temel bilgileri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Kelime daha çok akademik ve teknik metinlerde geçer. 'the rudiments of' kalıbı, bir şeyin temel prensiplerini veya başlangıç bilgisini anlatır. Günlük konuşmada nadir kullanılır.
Examples
Before you learn calculus, you need to know the rudiments of algebra.
Kalkülüs öğrenmeden önce cebirin **temeli**ni bilmelisin.
The book teaches the rudiments of cooking.
Bu kitap yemek yapmanın **temelleri**ni öğretir.
Children first learn the rudiments of reading in school.
Çocuklar okulda ilk olarak okumanın **temelleri**ni öğrenir.
I'm still struggling with the rudiments of playing guitar.
Hâlâ gitar çalmanın **temelleriyle** uğraşıyorum.
The company was just a rudiment when we started out—now it's huge!
Şirket başladığında sadece bir **başlangıç**tı; şimdi ise çok büyük!
You only need the rudiments to get started; advanced stuff comes later.
Başlamak için sadece **temeller** gerekiyor; ileri seviye konular sonra gelir.