"rooter" in Turkish
Definition
Bir takımın taraftarı olan kişi ya da boru tıkanıklıklarını açmak için kullanılan bir alet.
Usage Notes (Turkish)
Amerikan İngilizcesinde sık kullanılır. 'fan' ya da 'destekçi' kadar yaygın değildir. Boru açıcı olarak alet anlamında sıkça 'lavabo açıcı' denir; 'router' (ağ cihazı) ile karıştırmayın.
Examples
He is a loyal rooter for his hometown baseball team.
O, memleketinin beysbol takımının sadık bir **taraftarı**dır.
The plumber used a rooter to clear the drain.
Tesisatçı, gideri açmak için bir **lavabo açıcı** kullandı.
Every rooter cheered loudly during the game.
Her **taraftar** maç sırasında yüksek sesle tezahürat yaptı.
After hours of trying, we finally fixed the sink with a rooter.
Saatlerce uğraştıktan sonra sonunda lavaboyu **lavabo açıcı** ile tamir ettik.
As a die-hard rooter, she never misses a home game.
Sıkı bir **taraftar** olarak, hiçbir iç saha maçını kaçırmaz.
Do you have a rooter? The bathtub is totally clogged.
Bir **lavabo açıcı** var mı? Küvet tamamen tıkandı.