아무 단어나 입력하세요!

"romanticize" in Turkish

romantize etmekolduğundan güzel göstermek

Definition

Bir şeyi gerçektekinden daha güzel, heyecanlı veya olumlu göstermek, genellikle olumsuz yönlerini görmezden gelmek.

Usage Notes (Turkish)

Gerçekleri süsleyerek anlatmayı veya geçmişi olduğundan iyi görmeyi ifade eder. 'romanticize the past', 'romanticize war' gibi kalıplarla kullanılır, genelde eleştirel ya da nötrdür.

Examples

Don't romanticize the past; things were not always better before.

Geçmişi **romantize etmeyin**; eskiden her şey daha iyi değildi.

It's easy to romanticize life in big cities when you only see movies about them.

Sadece filmlerde büyük şehir hayatını izleyince, onu **romantize etmek** kolaydır.

People sometimes romanticize dangerous jobs in stories and TV shows.

İnsanlar bazen hikayelerde ve TV programlarında tehlikeli işleri **romantize eder**.

We shouldn't romanticize struggle—it can be exhausting and harmful.

Mücadeleyi **romantize etmemeliyiz**—zorlayıcı ve zararlı olabilir.

Social media often romanticizes travel, making it seem perfect.

Sosyal medya sık sık seyahati **romantize eder**, olduğundan kusursuz gösterir.

He tends to romanticize his childhood, forgetting the tough times.

Çocukluğunu **romantize etmeye** eğilimli, zor zamanları unutuyor.