"ripples" in Turkish
Definition
Su yüzeyinde genellikle bir şeyin etkisiyle oluşan küçük dalgalar veya desenlerdir. Ayrıca bir eylemin yaygın etkilerini de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle küçük su dalgaları için kullanılır, ayrıca bir etkinin yayılması anlamında ('ripples of laughter' gibi) mecazi olarak da kullanılır. Büyük dalgalar için uygun değildir.
Examples
The wind made ripples on the lake.
Rüzgar gölde **dalgacıklar** oluşturdu.
Throwing a stone creates ripples in the water.
Bir taş atmak, suda **dalgacıklar** oluşturur.
I watched the ripples slowly disappear.
**Dalgacıklar**ın yavaşça kayboluşunu izledim.
Her decision sent ripples through the whole company.
Onun kararı tüm şirkette **dalgacıklar** yarattı.
The children laughed, making little ripples on the pond as they splashed.
Çocuklar gülerken suyla oynadılar ve gölette küçük **dalgacıklar** oluştu.
You never know how far those ripples will spread.
O **dalgacıklar**ın ne kadar uzağa yayılacağını asla bilemezsin.