"rime" in Turkish
Definition
Kırağı, soğuk yüzeylerde oluşan ince bir buz tabakasıdır. Özellikle şiirlerde veya eski metinlerde geçer.
Usage Notes (Turkish)
‘Kırağı’ kelimesi günlük hayatta 'don' ile karıştırılabilir; ‘rime’ daha çok eski şiir ve bilimsel metinlerde geçer. ‘rhyme’ (uyak) ile karışmasın. Sıklıkla 'kırağı ile kaplı' deyimi ile kullanılır.
Examples
The branches were covered in rime after the cold night.
Soğuk geceden sonra dallar **kırağı** ile kaplanmıştı.
I saw rime sparkling on the grass this morning.
Bu sabah çimlerin üzerinde **kırağı** parlıyordu.
There was a layer of rime on the car windows.
Araba camlarında bir katman **kırağı** vardı.
By sunrise, everything outside was glazed with a thick rime.
Güneş doğduğunda dışarıda her şey kalın bir **kırağı** ile kaplanmıştı.
Old poems often mention rime on rooftops and fields.
Eski şiirlerde sıkça çatılar ve tarlalar üzerindeki **kırağı**ndan bahsedilir.
As I walked, my boots crunched over the morning rime.
Yürürken, çizmelerim sabah **kırağısı** üzerinde çıtırdadı.