아무 단어나 입력하세요!

"righteous" in Turkish

doğruadildürüst

Definition

Doğru veya adil kişi, ahlaken iyi, adaletli ve dini kurallara uygun davranan kimsedir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya dini bir tonda kullanılır. 'Self-righteous' (kendini beğenmiş derecede doğru) olumsuz; 'righteous cause' ise haklı, adil bir amaç içindir.

Examples

She believes her actions are righteous.

Yaptıklarının **doğru** olduğuna inanıyor.

He is known for his righteous decisions.

**Doğru** kararlarıyla tanınır.

A righteous person always tries to do what is right.

**Doğru** bir insan daima iyiyi yapmaya çalışır.

Many people admired his righteous stand against corruption.

Pek çok kişi onun yolsuzluğa karşı **doğru** duruşuna hayran kaldı.

They donated money for a righteous cause.

Onlar **doğru** bir amaç için para bağışladılar.

Sometimes he sounds a bit too righteous when talking about politics.

Siyaset hakkında konuşurken bazen fazla **doğru** konuşuyor gibi geliyor.