"restricting" in Turkish
Definition
Birinin yapabileceklerini veya olabilecekleri belirli kural ve şartlarla sınırlandırmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla kural, yasa veya fiziksel kısıtlama belirtirken kullanılır. 'restricting access', 'restricting movement' gibi kalıplarla sık geçer. 'Limiting'den daha katı bir sınır anlamı taşır.
Examples
The school is restricting phone use during lessons.
Okul, ders sırasında telefon kullanımını **sınırlıyor**.
They are restricting the number of visitors to the museum.
Müzeye gelen ziyaretçi sayısını **sınırlıyorlar**.
She is restricting her sugar intake for health reasons.
Sağlığı için şeker tüketimini **sınırlıyor**.
Restricting access to that website has made it much harder to find information.
O siteye erişimi **sınırlamak**, bilgi bulmayı çok daha zorlaştırdı.
Some parents worry that restricting kids too much limits their independence.
Bazı ebeveynler, çocukları çok fazla **sınırlamanın** onların bağımsızlığını azalttığından endişe ediyor.
By restricting parking in the city center, traffic has improved.
Şehir merkezinde park etmeyi **sınırlayarak**, trafik düzeldi.