"resilient" in Turkish
Definition
Zorluklara veya baskıya rağmen hızlıca toparlanabilen ya da büküldüğünde eski şekline dönebilen.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler, topluluklar ya da maddeler için kullanılır. 'Highly resilient' (son derece dayanıklı), 'emotionally resilient' (duygusal olarak dirençli), 'resilient materials' (esnek maddeler) gibi ifadelerle geçer. Esnekliğe ve güce vurgu yapar.
Examples
She is very resilient after facing many challenges.
Birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen o çok **dayanıklı**.
Rubber is a resilient material.
Kauçuk **esnek** bir malzemedir.
Children can be incredibly resilient during hard times.
Çocuklar zor zamanlarda inanılmaz derecede **dayanıklı** olabilir.
You need to be resilient if you're starting a new business.
Yeni bir işe başlıyorsanız **dayanıklı** olmalısınız.
Despite setbacks, the team stayed resilient and finished the project.
Zorluklara rağmen ekip **dayanıklı** kaldı ve projeyi tamamladı.
Life throws a lot at you, but being resilient makes all the difference.
Hayat pek çok şeyle sınar ama **dayanıklı** olmak her şeyi değiştirir.