"reprobates" in Turkish
Definition
Ahlaksızca davranan, utanmaz ve prensipsiz olarak görülen kişiler. Eski usul veya şakayla kural bozanları tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi ya da eski tarz bir ifadedir; zararsız yaramazlık yapanları şakayla anlatmak için kullanılabilir. Gündelik konuşmada nadiren görülür.
Examples
Those reprobates were causing trouble in the park.
O **ahlaksızlar** parkta sorun çıkarıyordu.
The teacher warned the reprobates to behave.
Öğretmen **reziller**i uslu durmaları için uyardı.
Some people call pranksters reprobates, but they just want to have fun.
Bazı insanlar yaramazlık yapanları **ahlaksızlar** olarak adlandırır ama aslında sadece eğlenmek istiyorlar.
Back in college, we were known as the campus reprobates.
Üniversitedeyken kampüsün **rezilleri** olarak biliniyorduk.
You can't trust those reprobates with your secrets—they love gossiping.
O **ahlaksızlar**, sırlarını tutamaz; dedikodu yapmayı severler.
My grandmother always joked about the family 'full of reprobates and scoundrels.'
Büyükannem hep aileyle ilgili 'tam bir **ahlaksızlar** ve haydutlar topluluğu' diye şaka yapardı.