"reprimanding" in Turkish
Definition
Birinin yaptığı bir hatadan veya kural ihlalinden dolayı ona sert bir şekilde karşı çıktığını bildirmek.
Usage Notes (Turkish)
'Azarlamak' veya 'kızmak'tan daha resmi; genellikle iş, okul ya da resmi ortamlarda kullanılır. Genellikle 'birini ... nedeniyle azarlamak' yapısında geçer.
Examples
The teacher is reprimanding the student for being late.
Öğretmen, öğrencisini geç kaldığı için **azarlıyor**.
My mother was reprimanding me for talking back.
Annem bana karşılık verdiğim için **azarlıyordu**.
The boss is reprimanding his employees for missing the deadline.
Patron, çalışanlarını son teslim tarihini kaçırdıkları için **azarlıyor**.
Sarah hates being reprimanded in front of her colleagues.
Sarah, iş arkadaşlarının önünde **azarlanmayı** hiç sevmez.
Instead of reprimanding your child, try discussing the problem calmly.
Çocuğunu **azarlamak** yerine, sorunu sakin şekilde konuşmayı dene.
She could tell from his tone that he was reprimanding her, even though he didn’t raise his voice.
Tonundan, sesini yükseltmese bile kendisini **azarladığını** anladı.