"reprieve" in Turkish
Definition
Kötü bir şeyin, özellikle cezanın, geçici olarak ertelenmesi veya iptal edilmesi. Ayrıca zor bir durumdan kısa süreli bir rahatlama anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve hukuki bağlamlarda kullanılır; ceza, son tarih ya da istenmeyen olaylar için geçerlidir. Kalıcı değil, daima geçicidir.
Examples
The prisoner was given a last-minute reprieve.
Mahkuma son dakika **erteleme**si verildi.
Rain brought a welcome reprieve from the heat.
Yağmur sıcaktan hoş bir **geçici rahatlama** sağladı.
The deadline extension offered a reprieve for students.
Son tarihin uzatılması, öğrencilere bir **erteleme** sundu.
After hours of negotiations, the workers finally got a temporary reprieve from layoffs.
Saatlerce süren görüşmelerin ardından işçiler nihayet geçici bir **erteleme** aldı.
With her exam postponed, she felt a huge reprieve.
Sınavı ertelenince büyük bir **erteleme** hissetti.
Everyone in the office enjoyed the brief reprieve when the fire alarm interrupted the meeting.
Yangın alarmı toplantıyı bölünce, ofisteki herkes kısa bir **geçici rahatlama** yaşadı.