아무 단어나 입력하세요!

"repressive" in Turkish

baskıcı

Definition

İnsanların özgürlüğünü kısıtlayan, baskı ve zorla kontrol eden eylem, yasa veya hükümetler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok siyasi veya toplumsal bağlamda 'repressive regime', 'repressive policies' gibi ifadelerde geçer. Bireyleri tanımlamak için genelde kullanılmaz.

Examples

The country has a repressive government.

Ülkede **baskıcı** bir hükümet var.

They live under repressive laws.

**Baskıcı** yasalara göre yaşıyorlar.

The repressive measures stopped the protests.

**Baskıcı** önlemler protestoları durdurdu.

Many journalists left the country because of its repressive regime.

Birçok gazeteci, ülkenin **baskıcı** rejimi nedeniyle ülkeyi terk etti.

He criticized the repressive climate that made it hard for anyone to speak freely.

O, hiç kimsenin özgürce konuşamadığı **baskıcı** ortamı eleştirdi.

Under such repressive conditions, change is almost impossible.

Böyle **baskıcı** koşullarda değişim neredeyse imkansızdır.