"renown" in Turkish
Definition
Bir kişinin başarıları veya iyi nitelikleri sayesinde çok kişi tarafından tanınması ve takdir edilmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmi ve edebi bir kelimedir. Genellikle 'ünlü olmak', 'başarılarıyla ün kazanmak' gibi olumlu durumlar için kullanılır; fiil olarak kullanılmaz.
Examples
He gained international renown for his research.
O, araştırmaları sayesinde uluslararası **ün** kazandı.
The writer achieved renown after publishing her first novel.
Yazar, ilk romanını yayımladıktan sonra **şöhret** kazandı.
The city is of great renown for its historic buildings.
Şehir, tarihi binalarıyla büyük **ün**e sahiptir.
Despite her renown, she remains very humble and friendly.
**Şöhret**ine rağmen, o hâlâ çok mütevazı ve samimi.
The chef's restaurant quickly rose to renown across the country.
Şefin restoranı kısa sürede ülke genelinde **ün** kazandı.
Her art collection is of international renown among experts.
Sanat koleksiyonu, uzmanlar arasında uluslararası **ün**e sahiptir.