"regale with" in Turkish
Definition
Birini hikayeler, fıkralar veya ilginç bilgileri samimi ve eğlenceli bir şekilde anlatarak eğlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi bir ifadedir; samimi, eğlenceli veya esprili hikayelerle anlatılır. Ciddi, sıkıcı bilgiler için kullanılmaz.
Examples
He regaled us with stories of his travels.
Bize seyahat hikayeleriyle **eğlence kattı**.
Grandpa loves to regale with funny childhood tales.
Dedem, çocukluk anılarını eğlenceli şekilde **anlatmaya bayılır**.
Lisa regaled her friends with jokes at the party.
Lisa, partide arkadaşlarını şakalarla **eğlendirdi**.
After dinner, Tom regaled us with hilarious tales from his college days.
Akşam yemeğinden sonra Tom, üniversite yıllarından komik hikayelerle bizi **eğlendirdi**.
She loves to regale people with wild stories whenever she gets the chance.
O, fırsat bulduğu her an insanları çılgın hikayelerle **eğlendirmeyi** sever.
Even strangers at the café were regaled with his travel adventures.
Kafedeki yabancılar bile onun seyahat hikayeleriyle **eğlendi**.