"reestablish" in Turkish
Definition
Kaybolan, yıkılan veya sona eren bir şeyi tekrar kurmak veya yerleştirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya kurumsal bağlamda kullanılır; 'ilişkiyi yeniden kurmak', 'düzeni yeniden tesis etmek' gibi. Makine ya da uygulama için kullanılmaz.
Examples
The company wants to reestablish contact with old customers.
Şirket eski müşterileriyle tekrar iletişimi **yeniden kurmak** istiyor.
After the fire, they had to reestablish their home.
Yangından sonra evlerini tekrar **yeniden kurmak** zorunda kaldılar.
The peace talks helped to reestablish trust.
Barış görüşmeleri güveni tekrar **yeniden tesis etmek**te yardımcı oldu.
It took years to reestablish order in the city after the crisis.
Krizden sonra şehirde düzeni tekrar **yeniden tesis etmek** yıllar aldı.
We're trying to reestablish communication with the satellite.
Uyduyla iletişimi tekrar **yeniden kurmak** için çalışıyoruz.
The museum hopes to reestablish its reputation after renovations.
Müze tadilattan sonra tekrar itibarını **yeniden kurmak** istiyor.