"reedy" in Turkish
Definition
İnce, zayıf ve hafiften rahatsız eden ses veya müzikler için kullanılır. Ayrıca kamışlarla kaplı yerler için de geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi veya resmi dilde ses, müzik veya doğa manzaralarını tanımlamak için kullanılır. 'İnce' veya 'yüksek ses' ten farklı olarak biraz zayıf ve nahoş bir his katar.
Examples
His reedy voice was hard to hear in the big room.
Onun **cılız** sesi büyük odada zor duyuluyordu.
The pond was surrounded by reedy banks.
Gölet, **kamışlık** kıyılarla çevriliydi.
She plays a reedy melody on the old clarinet.
O, eski klarnette **cılız** bir melodi çalıyor.
The boy’s reedy laugh echoed across the playground.
Çocuğun **cılız** kahkahası oyun alanında yankılandı.
After the rain, the air smelled fresh by the reedy riverbank.
Yağmurdan sonra, **kamışlık** nehir kenarındaki hava tertemizdi.
"You have such a reedy tone when you’re nervous," she joked.
"Gergin olunca **cılız** bir tonun oluyor," diye şaka yaptı.