"reddest" in Turkish
Definition
Birden fazla şey arasındaki en yoğun ya da en saf kırmızı rengi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Bir grup kırmızı şey arasında, hangisinin rengi daha yoğunsa onu belirtirken kullanılır. Görsel tanımlamalarda yaygındır.
Examples
This apple is the reddest one on the tree.
Bu ağaçtaki en **kırmızı** elma bu.
She wore the reddest dress at the party.
Partide en **kırmızı** elbiseyi o giymişti.
He chose the reddest crayon for his drawing.
Çizimi için en **kırmızı** pasteli seçti.
Out of all the sunsets I've seen, yesterday's was the reddest.
Gördüğüm bütün gün batımları arasında, dünkü en **kırmızı** olandı.
You’ll spot the reddest berries by the fence—they’re the sweetest!
Çitin yanında en **kırmızı** meyveleri göreceksin—onlar en tatlısı!
That’s the reddest I’ve ever seen your face—you must be embarrassed!
Yüzünü hiç bu kadar **kırmızı** görmemiştim—utanmış olmalısın!