"recourse" in Turkish
Definition
Diğer tüm seçenekler tükendiğinde yardım ya da koruma için birine ya da bir şeye başvurma eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'başka bir çare yok', 'hukuki başvuru' gibi resmi ve yasal kontekstte kullanılır. Günlük dilde nadirdir.
Examples
If you lose your ID at the airport, your only recourse may be to contact security.
Havalimanında kimliğinizi kaybederseniz, tek **başvurunuz** güvenliğe başvurmak olabilir.
The company had no legal recourse after the contract was broken.
Sözleşme bozulduktan sonra şirketin hiçbir yasal **başvurusu** kalmadı.
In many cases, people have little recourse if they are treated unfairly.
Birçok durumda, insanlar adaletsiz davranılırsa çok az **çareleri** olur.
After trying everything else, she finally had recourse to the law.
Her şeyi denedikten sonra, sonunda yasaya **başvurdu**.
Parents often feel they have no recourse when authorities ignore their concerns.
Yetkililer endişelerini dikkate almazsa, ebeveynler genellikle hiçbir **başvuru** yolları olmadığını hissederler.
Going to court should be a last recourse, not the first step.
Mahkemeye gitmek ilk adım değil, son **başvuru** olmalı.