"reaver" in Turkish
Definition
Yağmacı, şiddet kullanarak soygun veya baskın yapan kişidir; genellikle tarihi ya da fantastik öykülerdeki korsan veya eşkıya için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Yağmacı’ çoğunlukla eski metinlerde, efsanelerde veya fantastik eserlerde karşılaşılır. Günlük Türkçede nadiren kullanılır; 'korsan' veya 'eşkıya' anlamına gelebilir.
Examples
The reaver attacked the village at night.
**Yağmacı** gece köye saldırdı.
People feared the reavers would come during the war.
Halk, savaş sırasında **yağmacıların** geleceğinden korkuyordu.
A reaver is like a pirate or bandit.
**Yağmacı** korsan ya da haydut gibidir.
In old legends, a single reaver could destroy whole towns.
Eski efsanelerde, tek bir **yağmacı** bütün kasabaları yok edebilirdi.
The king sent soldiers to hunt down the reavers terrorizing the countryside.
Kral, kırsalda terör estiren **yağmacıları** yakalamak için asker gönderdi.
Fans of fantasy stories often imagine fearsome reavers roaming wild lands.
Fantastik hikâye hayranları genellikle korkutucu **yağmacıların** vahşi topraklarda dolaştığını hayal ederler.