"ravages" in Turkish
Definition
Savaş, hastalık, zaman veya doğal afet gibi etkenlerin sebep olduğu büyük zarar ya da yıkım.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'the ravages of ...' kalıbında, resmi veya edebi bağlamlarda kullanılır. Küçük zararlar için uygun değildir.
Examples
The ravages of war left the city in ruins.
Savaşın **yıkımı** şehri harabeye çevirdi.
Time brought its ravages to the old building.
Zamanın **yıkımı** eski binaya çöktü.
His face showed the ravages of illness.
Yüzünde hastalığın **tahribatı** görünüyordu.
Even after years, the ravages of the hurricane were still visible.
Yıllar sonra bile kasırganın **yıkımı** hâlâ görülüyordu.
The painting has survived the ravages of time remarkably well.
Tablo zamanın **yıkımı**na olağanüstü iyi dayanmış.
Many people try to fight the ravages of aging with creams and treatments.
Birçok kişi yaşlanmanın **yıkımına** karşı kremler ve tedavilerle mücadele etmeye çalışır.