"ratify" in Turkish
Definition
Bir yasa, anlaşma veya sözleşmeyi resmî olarak onaylayarak yürürlüğe sokmak.
Usage Notes (Turkish)
Yasal, resmi ve politik alanlarda kullanılır; gündelik onaylar için kullanılmaz. Örneğin: 'anlaşmayı onaylamak', 'anayasa onaylamak'.
Examples
The government must ratify the new law before it starts.
Hükümet, yeni yasa yürürlüğe girmeden önce **onaylamalıdır**.
The treaty was ratified by both countries.
Anlaşma her iki ülke tarafından **onaylandı**.
The board will meet to ratify the agreement.
Kurul anlaşmayı **onaylamak** için toplanacak.
Congress is expected to ratify the proposal by the end of the month.
Kongre'nin ay sonuna kadar teklifi **onaylaması** bekleniyor.
It took years to finally ratify the peace treaty.
Barış anlaşmasının **onaylanması** yıllar sürdü.
Once the majority votes in favor, the changes will be ratified immediately.
Çoğunluk kabul ederse değişiklikler hemen **onaylanacak**.