"rarest" in Turkish
Definition
'Nadir' kelimesinin en üstün hali; en az bulunan veya en çok rastlanmayan anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Üç veya daha fazla şey arasında karşılaştırmada kullanılır; genellikle isimden önce gelir ('the rarest bird'). Et pişirme derecesi için kullanılmaz.
Examples
The blue diamond is one of the rarest gems in the world.
Mavi elmas, dünyadaki **en nadir** mücevherlerden biridir.
This is the rarest photo in my collection.
Bu, koleksiyonumdaki **en nadir** fotoğraf.
Pandas are among the rarest animals.
Pandalar, **en nadir** hayvanlar arasındadır.
That was the rarest event I've ever witnessed.
Bu, şimdiye kadar tanık olduğum **en nadir** olaydı.
Finding a four-leaf clover is one of the rarest things.
Dört yapraklı yonca bulmak **en nadir** şeylerden biridir.
That stamp is the rarest in her album—almost nobody owns it.
Bu pul, onun albümündeki **en nadir** pul—neredeyse kimsenin yok.