"rabble rouser" in Turkish
Definition
İnsanları öfkelendirerek veya duygusal olarak harekete geçirerek kalabalığı kışkırtan kişidir; genellikle siyasi amaçlarla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade gayri resmi ve olumsuzdur. Genellikle politik veya protesto bağlamlarında, insanları huzursuz eden kişiler için kullanılır. Övgü amacıyla kullanılmaz.
Examples
The police watched the rabble rouser carefully during the protest.
Polis, protesto sırasında **kışkırtıcıyı** dikkatlice izledi.
Some people called him a rabble rouser after his angry speech.
Onun öfkeli konuşmasından sonra bazıları ona **kışkırtıcı** dedi.
The leader denied being a rabble rouser.
Lider, **kışkırtıcı** olduğunu reddetti.
He loves to play the rabble rouser at town meetings just to get a reaction.
Kasaba toplantılarında tepki almak için **kışkırtıcı** rolünü oynamayı sever.
Don’t listen to that rabble rouser; he just wants to get everyone worked up.
O **kışkırtıcıya** kulak asma; tek istediği herkesi kışkırtmak.
Reporters often paint her as a rabble rouser, but her supporters see her as passionate.
Muhabirler onu sıkça bir **kışkırtıcı** olarak gösterir, ama destekçileri onu tutkulu bulur.