"quarrelling" in Turkish
Definition
Biriyle, genellikle önemsiz bir konuda, yüksek sesle ve kızgınca sözlü tartışma yaşamak. Fiziksel kavga içermez.
Usage Notes (Turkish)
'çekişmek' ve 'tartışmak (kavgacı)' genellikle aile veya yakınlar arasında süren uzun, tekrarlayan sözel kavgalarda kullanılır. Fiziksel çatışmalarda 'dövüşmek' daha uygundur.
Examples
The children are quarrelling over a toy.
Çocuklar bir oyuncak için **çekişiyor**.
My parents were quarrelling last night.
Dün gece anne babam **çekişiyor**lardı.
They stopped quarrelling when the teacher arrived.
Öğretmen gelince **çekişmeyi** bıraktılar.
They're always quarrelling about whose turn it is to do the dishes.
Sürekli bulaşıkları kimin yıkayacağı konusunda **çekişiyorlar**.
I can't stand all this quarrelling at home lately.
Son zamanlarda evdeki tüm bu **çekişmelere** katlanamıyorum.
Instead of quarrelling, maybe we should just talk it out.
**Çekişmek** yerine belki konuşup anlaşmalıyız.