"quaff" in Turkish
Definition
Bir içeceği, özellikle alkolü, hızlıca ve zevkle büyük yudumlarla içmek.
Usage Notes (Turkish)
'Bir dikişte içmek' daha çok yazılı ya da abartılı anlatımlarda yer alır; günlük konuşmada 'içmek' veya 'bir dikişte bitirmek' kullanılır.
Examples
He quaffed a glass of water after his run.
Koşudan sonra bir bardak suyu **bir dikişte içti**.
The knight quaffed his wine at the feast.
Şövalye ziyafette şarabını **bir dikişte içti**.
After the match, they quaffed cold sodas together.
Maçtan sonra birlikte soğuk gazozları **bir dikişte içtiler**.
She grabbed the mug and quaffed her beer in seconds.
Kupayı aldı ve bir anda birasını **bir dikişte içti**.
On a hot day, nothing feels better than quaffing an icy drink.
Sıcak bir günde buz gibi içeceği **bir dikişte içmekten** daha iyi bir şey yoktur.
He laughed and quaffed another round with his friends.
Güldü ve arkadaşlarıyla bir tur daha **bir dikişte içti**.