"putrid" in Turkish
Definition
Bir şeyin çürümüş ve çok kötü koku yayar halde olmasıdır. Ayrıca çok ahlaksız veya iğrenç bir durumu betimlemek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi anlatımlarda kullanılır. 'putrid smell', 'putrid meat' gibi ifadelerde çürümenin en kötü halini anlatır. Soyut anlamda ahlaki çöküş için de kullanılabilir.
Examples
The garbage had a putrid smell.
Çöpte **çürük** bir koku vardı.
We found putrid meat in the fridge.
Buzdolabında **çürük** et bulduk.
The pond water looked putrid and green.
Göletin suyu **çürük** ve yeşil görünüyordu.
"What is that putrid stench coming from the basement?"
Bodrumdan gelen bu **çürük** koku da ne?
After the flood, the entire house felt putrid and unlivable.
Selin ardından tüm ev **çürük** ve yaşanmaz hale geldi.
The politician's actions were described as putrid corruption.
Siyasetçinin eylemleri **çürük** yolsuzluk olarak tanımlandı.