"pursuivant" in Turkish
Definition
Pursuivant, genellikle Britanya veya İskoçya soyluluk sisteminde törensel görevli ve üst düzey heraldlara yardımcı genç bir memurdur.
Usage Notes (Turkish)
Çok uzmanlaşmış, resmi bir terimdir; yalnızca heraldik ya da geleneksel Britanya törenlerinde geçer. Günlük kullanımda görülmez.
Examples
The pursuivant announced the arrival of the king during the ceremony.
Törende **pursuivant** kralın gelişini duyurdu.
A pursuivant assists the heralds with their official duties.
Bir **pursuivant** heraldların resmi görevlerinde onlara yardımcı olur.
He became a pursuivant in the College of Arms in London.
O, Londra’daki College of Arms’ta **pursuivant** oldu.
As a pursuivant, she learned a lot about old British traditions.
Bir **pursuivant** olarak, eski Britanya gelenekleri hakkında çok şey öğrendi.
Most people have never heard of a pursuivant unless they study heraldry.
Çoğu insan, heraldik okumadıkça **pursuivant**'ı hiç duymamıştır.
The pursuivant wore a colorful tabard at the royal event, just like in the old days.
**Pursuivant**, kraliyet etkinliğinde eskiden olduğu gibi renkli bir tabard giydi.