"purging" in Turkish
Definition
İstenmeyen şeyleri, maddeleri veya kişileri zorla ortadan kaldırma eylemi. Tıpta kasıtlı olarak kusma veya yiyecek çıkarmayı da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyasi veya kurumsal bağlamlarda ('purging dissidents') kullanılır, ayrıca bedensel arındırmada ve yeme bozukluklarında da geçerlidir. Sadece 'temizleme' veya 'kaldırma' anlamından daha güçlü bir eylem belirtir.
Examples
The company is purging old files from its system.
Şirket, sisteminden eski dosyaların **tasfiyesini** yapıyor.
Purging toxic chemicals from the water keeps people safe.
Sudan zararlı kimyasalların **arındırılması** insanları güvende tutar.
Some illnesses involve purging after eating.
Bazı hastalıklarda yemek sonrası **kusma** görülebilir.
There was a major purging of corrupt officials last year.
Geçen yıl yolsuz yetkililere karşı büyük bir **tasfiye** yapıldı.
Her therapist is helping her stop harmful purging behaviors.
Terapisti, zararlı **kusma** davranışlarını bırakmasına yardımcı oluyor.
The social media site is purging fake accounts to build trust.
Sosyal medya sitesi, güveni sağlamak için sahte hesapların **tasfiyesini** yapıyor.