"pull a fast one" in Turkish
Definition
Birini kurnazca veya gizlice kandırarak avantaj sağlamak ya da haksız bir şey elde etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi yazışmalarda kullanılmaz, günlük konuşmada tercih edilir. 'pull a fast one on (someone)' birini kandırmak anlamında kullanılır.
Examples
He tried to pull a fast one and took the last piece of cake when no one was looking.
Kimse bakmazken pastanın son parçasını alarak **kandırmaya çalıştı**.
Don't try to pull a fast one on your teacher, she notices everything.
Öğretmenine **iş çevirmeye** çalışma, o her şeyi fark eder.
They pulled a fast one by switching the labels on the boxes.
Kutu etiketlerini değiştirerek **kandırdılar**.
I can't believe you almost pulled a fast one on me!
Neredeyse bana **iş çevireceğine** inanamıyorum!
She really pulled a fast one when she pretended to be sick to skip the meeting.
Toplantıdan kaçmak için hasta numarası yaparak gerçekten **iş çevirdi**.
If you try to pull a fast one like that again, you'll be in trouble.
Bir daha böyle **iş çevirmeye** kalkarsan, başın belaya girer.