"publicized" in Turkish
Definition
Bir bilginin gazete, televizyon veya internet yoluyla çok sayıda kişiye ulaştırılması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve büyük çaplı bilgi paylaşımı için kullanılır; kişisel, küçük paylaşımlar için uygun değildir. Anlamı nötr veya olumsuz olabilir.
Examples
The new law was quickly publicized.
Yeni yasa hızla **duyuruldu**.
Her achievements were widely publicized in the media.
Başarıları medyada geniş çapta **duyuruldu**.
The festival was not well publicized.
Festival yeterince iyi **duyurulmadı**.
The company publicized its new product through social media influencers.
Şirket, yeni ürününü sosyal medya fenomenleri aracılığıyla **duyurdu**.
Mistakes made by celebrities are often publicized more than their successes.
Ünlülerin hataları genellikle başarılarından daha fazla **yayılır**.
She didn't want her personal life to be publicized.
Kişisel hayatının **duyurulmasını** istemiyordu.