"proverbial" in Turkish
Definition
Bir şey 'deyimsel' ise, deyimlerde veya yaygın ifadelerde sıkça geçen, herkesin bildiği bir örnektir.
Usage Notes (Turkish)
'The' ile ve ünlü bir deyimle birlikte sıkça kullanılır. Kendi başına atasözü anlamına gelmez, deyim veya bilinen bir örnekle bağdaştırılır.
Examples
The proverbial wisdom is to look before you leap.
**Deyimsel** bilgelik, 'bir ölç, bir biç' sözünde olduğu gibi önce düşünmeyi öğütler.
Finding my keys was like the proverbial needle in a haystack.
Anahtarlarımı bulmak **deyimsel** samanlıkta iğne aramak gibiydi.
He gave the proverbial answer everyone expected.
Herkesin beklediği **deyimsel** cevabı verdi.
Let's not reinvent the proverbial wheel here.
Burada **deyimsel** tekerleği yeniden icat etmeyelim.
He's always chasing the proverbial pot of gold at the end of the rainbow.
O, her zaman gökkuşağının sonunda **deyimsel** altın kazanının peşinde.
You always bring up the proverbial elephant in the room.
Sen her zaman **deyimsel** odadaki fili gündeme getirirsin.